"KÖK SALMAK" YA DA "SALMAMAK"...

_ Karakök Otonomu Sayı 179, Eylül 2008

Geçen yıl (2007) Mayıs ayında, İzinsiz Gösteri'nin 139. asal sayısında Karakök Otonomu'nun kuruluş prensiplerine ve topluma, siyasete ve kültüre genel bakışına dair metni yayınlanmıştı. O günden bugüne bir yıldan biraz fazla bir süre geçti ve bu kısa süre içinde Karakökçü çalışmalar çok yol kat etti. Otonom, bir gruptan, içiçe geçmiş, sarmallanmış birçok otonoma dönüştü. Deleuze'ün bir kavramıyla karşılaştırılacak olursa, Karakök tam da "köksap" (rhizomatic) niteliği gösteren; ağaç gibi tek merkezli-tek köklü olmayan; anti-hiyerarşik ve anti-otoriter bir tarzda toplumu oluşturan gözeneklere doğru yayılan bir yapı, ya da "karşı yapı" olarak ortaya çıktı. Bugün İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde; Anadolu'nun farklı yörelerinde ve Avrupa'da Türkçe konuşan azınlıkların arasında Karakökçülerin çalışmaları sürüyor. Son bir yıl içinde Karakök Otonomu, toplumun vijdanının titremesi gereken birkaç olayda ciddi kampanyalar organize etti ya da organizasyonunda etkin olarak yer aldı. Bunlardan biri Afrikalı göçmen Festus Okey'in öldürülmesi ardından sürdürülen "Irkçılık Karşıtı" kampanyaydı. Yerel düzeydeki bu çalışmaların yanında Otonom, uluslararası düzeyde de anarşist, liberter, savaş karşıtı, anti-otoriter grup ve networklerle beraber iş yaptı.

Devamı...      

SİSTEMİN KARAKÖK’ÜNÜ ALMAK

_ Karakök Otonomu Sayı 139, Mayıs 2007

Günümüzün kapitalist dünya sistemi, geçmişin tüm sınıflı toplumlarının ötesinde, kabaca ekonomik süreçlere indirgenemeyecek; ideolojinin, kültürün ve bizatihi bir simülakr/gösteri haline gelmiş olan toplumun kendisinin çok taraflı devinimleri ve tezahürleri sayesinde kendini yeniden üretmektedir. Sistemin yeniden üretimini sekteye uğratacak hiçbir reel güç bugün bulunmamaktadır. Sistem, inanılmaz bir hızla akan bir enerji olarak fabrikalardan sokaklara, evlerden okullara, işyerlerinden eğlence mekânlarına ve hatta bizlerin bedenlerine ve beyinlerine kadar, her yerden geçmekte, her şeyi kuşatmakta ve belirlemektedir. Peki, bu sisteme dur demek gerekiyor mu? Sisteme kim dur diyecek güce sahip? Kapitalist sistemi nasıl aşabiliriz?İçinde yaşadığımız yabancılaşmış, kapitalist sömürü toplumlarında var olan bireylerin siteme artık “DUR” demesi insani bir zorunluluktur. Bu tarihsel yasaların, sistemin mekanik/objektif işleyiş mantığının, vs. bir sonucu olmayacaktır. Çünkü toplumda ve tarihte evrensel yasalar olduğu konusu fazlasıyla tartışmalıdır ve bizlerin kapitalizmi aşmaya yönelik ihtiyacı asıl her gün daha fazla kaybetmekte olduğumuz “insani değerler”den kaynaklanmalıdır.

Devamı...