T... KÖYÜNDE

_ Metin Aydın Sayı 67, Aralık 2005

Yaklaşık iki yıldır Devletten atama bekleyen biri olarak, nihayet sözleşmeli bile olsa, Mardin’in uzak bir köyünde öğretmen olarak göreve başladım. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yapmış olduğu dandik bir kura sonucu da T...Köyü’ne geldim. Aslını isterseniz, evdeki hesapla benim düşüncem tamı tamına örtüştü: Kendimi dinleyebileceğim, oturup adamakıllı okuyup/yazabileceğim bir yer arıyordum zaten. İkisi evli, toplam 14 öğretmeni olan 8 derslikli okulu ile, sanırım, 300 hane bulunuyor T... Köyü’nde. Pek öyle ahım şahım bir yer değil, sanırsınız dış görünüşüyle birinci cihan harbinden kalma bu köyün, çoğu kerpiçten olma evlerin içindeki modern eşyaları da görünce, insan afallayıp kalıyor. Bu denli keskin ...

Devamı...      

HA DUBLİN HA DİYARBAKIR!

_ Metin Aydın Sayı 73, Şubat 2006

Bu kadarı da fazla artık dedirtecek bir retorik üzerinden sürgit ve handiyse dört başı mamur işleyen bir kumpasın dimağlarımızı tu kaka eden salvoları yetsin gayrı! Âmiyane tabirle, insafınız kurusun diyeceğim ama, ne yalan konuşayım; vicdanım daha aman vermiyor bu tarz bir serzenişe. Epeydir, sağırlar diyaloğundan bir gıdım bile sapmayan ve en iyi ben bilirimci bir minval üzre yürüyen kültürel/düşünsel düklüğün artık gına getiren tacizleridir beni böylesi bir yazıyı çiziktirmeye gark eden. İnsan tekinde adap-izan olur, etimiz-budumuz ne ki, boyumuzu aşan argümanlarla birlik bir papağan dağarcığını da aşmayan sözcüklerimize mi güvenip, el aleme bol kepçeden racon kesiyoruz. Evet, evet racon!

Devamı...