MACAHEL

_ Nilhan Coşkun Sayı 61, Kasım 2005

Gürcistan sınırında yer alan Karçal Dağları biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye'nin en önemli yerlerinden biridir. Ani yükseklik değişimleri ile ortaya çıkan ekosistem çeşitliliği, yüksek endemizm oranı, zengin yaban hayatı Karçal Dağları'nın en önemli özelliklerini oluşturur. Önemli Bitki Alanı olan bu dağ silsilesi, çoğunlukla bozulmadan kalmış geniş ve iğne yapraklı orman, çalı, alpin çayır, sarp kayalık ve zirve bitki topluluklarını içerir. Florası ayrıntılı çalışılmamasına karşın, Karçal Dağları'nda ülke çapında nadir en az 61 bitki taksonunun yetiştiği bilinmektedir. Kayın ve ladinin hakim olduğu karışık ormanlarda kestane, gürgen, ıhlamur gibi daha birçok ağaç türüne ve huş meşcerelerine rastlamak mümkündür. İnsan etkisinin görece az olduğu doğal yaşlı ormanlar, yaban hayatı için de uygun yaşam ortamı oluşturur.

Devamı...      

AKDENİZİN ÖTEKİ YAKASI, MAĞRİP ÜLKESİ : FAS

_ Nilhan Coşkun Sayı 89, Mayıs 2006

Uzun yolculukların öncesinde yaşanan, heyecanla karışık tedirginlik içimde... Gitmeyi çok isterken, bir anda vazgeçip, öylece hayata devam etme düşüncesi... Sadece fiziksel olarak bir yerleri görmek, başka yaşamları bilmekten öte; yolculuk süresince benim de değişecek olmamdan gelen bir tedirginlik...Yola çıkanla, yoldan dönenin aynı kişiler olmayacağı gerçeği...Mağrip ülkesine dair pek bilgim yok, sadece coğrafya derslerinden akılda kalan başkentinin Rabat olduğu, tarih derslerinden bir süre Osmanlı, bir süre de Fransız egemenliğinde kaldığı; bulmacalarda çıkan şehrin adı Fez ve filmi ile ismine aşina olduğum Kazablanka. Onun dışında ne tarihi ne yaşamı ne güncel politikası ile tanıdığım bir ülke değil Fas.

Devamı...      

O HEP BURADA / OKUDUKLARIMDAN

_ Nilhan Coşkun Sayı 79, Mart 2006

Okur olarak biyografik romanlara mesafeli durmamın yanı sıra, hayran olduğum bir yazarın biyografisi olmasından dolayı da, Yıldız Ecevit’in kitabı gerçekten almaya karar vermesi zor kitaplardandı. Çünkü, günümüz pop kültüründe her şey tüketilmek içindi ve Oğuz Atay’ın tüketimin parçası olmasına dolaylı destek olabilecek popüler bir kitabı satın almak istemiyordum. Bir taraftan da, ara okumalarla kitabın sayfalarında gezinirken Tutunamayanlar ile ilgili alt başlık çok ilgimi cekmisti. “Tutunamayanlar’ın kurgusu, uzun bir hazırlık dönemi içinde oluşturulan bir plan üstüne yapılmış değildir. ‘Çok kısa ve genel bir plan yaptıktan sonra daktilonun başına oturuyorum ve konuyu, bir kerede, hiç düzeltmeden baştan sona yazarım. Sonra ortaya çıkan metne göre planda değişiklik yaparım ve hepsini bu sefer yeniden yazarım’ diyordur Atay, Tutunamayanlar romanı ile ilgili olarak kendisi ile yapılan bir söyleşide.”

Devamı...