Bitaraf’ın Muhteşem Dönüşü

_ Ayhan Ayteş Sayı 251, Mart 2014

Abdestli neoliberal iktidarın son on yıllık siyasetinin asıl izleği toplumda Laik-İslamcı ayrımı üzerinden bir kutuplaşma yaratmaktı. Bu kutuplaştırma sürecinde karşıt tarafların dikkatle kolladığı kesim, ortadaki kararsızlardı. Kendilerini bu iki kutuptan birine dahil etmek istemeyenler, ne şeriat ne darbe diyen, bu tahakkümcü ikilemi reddeden ve siyasi önceliklerini tek bir toplumsal katmanın etnik, kültürel ya da inançsal haklar mücadelesiyle kısıtlamayıp daha geniş evrensel demokratik haklar ve özgürlükler zemininde tanımlayanlardı.

Devamı...      

YARI SAYDAM VESİKALIKLAR

_ Ayhan Ayteş Sayı 2, Mart 2004

Geçenlerde İstanbul’un billboardlarını kendimizi bize tanıtan ilanlar kapladı. Sıradan genç yüzlerin neredeyse rötuşsuz vesikalık fotoğrafları yanyana dizilmiş, altına da “bu insanlar nereli” türünden bir yazı yazılmıştı. Aynanın karşısına geçip kendini başka biri olduğuna şartlamaya çalışan bir aktörün yaptığı gibi orada yansıyan yüzün ne olduğu değil de yazıdaki ifadede beliren iddia önemliydi burada. Bizim aslında dünyanın diğer gençlerinden öyle çokta belirgin bir farkılığımız yok iması garip bir şekilde bir ülke tanıtım kampanyasının ana teması olmuştu. Peki neden özgünlük değil de bir aynılık iddiası bizim kimlik oluşturma çabamızın böylesine merkezinde? Oysa genelde dünyada tanıtım çalışmalarında toplumların ayırdedici özellikleri, görünüşleri ön plana çıkarılır; İskoçlar eteklerini, Japonlar kimonolu kızlarini, İngilizler iri şapkalı saray nöbetçileri gibi klişeleri burnumuza sokarlar yıllardır bıkıp usanmadan.

Devamı...      

BAKKAL, MUHTAR VE BALGAT’TA BİR AMERİKA’LI

_ Ayhan Ayteş Sayı 53, Eylül 2005

Tosun B. 1950’lerin Balgat’ına ilişkin gözlemlerini aktardığı araştırmasının ilk gününde muhtara köyün en yoksuluyla konuşmak istediğini söyler. Muhtar ona isterse çobanla görüşebileceğini ancak çobanla yapacağı bu görüşmeyi Tosun B. ye tahsis edilen odada yapmasının mümkün olmadığını söyler. Çünkü bu Tosun B.’ye bir hakaret sayılır muhtara göre. Sonuçta görüşme kimin olduğu belli olmayan başka bir odada yapılır. Muhtar bu ikisini görüşme sırasında önce yalnız bırakmak istemese de Tosun B.’nin ısrarı üzerine odadan ayrılmak zorunda kalır.

Devamı...