KARMAKARIŞIKLIĞIN GİZEMİ - I

_ Gediz Akdeniz Sayı 13, Temmuz 2004

Redeksiyonist bilim (indirgemeci bilim) temelde bütünü parçalarına ayırma stratejisidir. Davranışlarını görebilmek istediği bir bütünü ideal bir sisteme indirgemede yeterli olacak kadar parçalarına ayırır. Ve bu parçaları kontrol ederek bütünün görülmek isteneni öngörmeye çalışır.VBu amaç için sonsuz küçükler matematiği (calculus, entegral ve diferansiyel hesap) ) geliştirilmiş ve bu teknolojisi ile donatılmış indirgemeci bilim ideal sistemlerin özellikle fizik ve kimya yasalarını bulmada kayda değer bir şekilde çalışmıştır. Örneğin atom altı fizik yasalarının ve atomik mertebede kimya yasalarının anlaşılması yanında kozmolojik mertebede evrenin standart oluşum modeli (Büyük Patlama Modeli) de temel taneciklerle ifade edilebilmiştir. Bazı özel durumlarda biyolojide (moleküler) de iyi sonuçlar vermiştir.

Devamı...      

KARMAŞIKLIĞIN GİZEMİ - III (SON)

_ Gediz Akdeniz Sayı 23, Aralık 2004

Hermes’e göre güneş evrenin görülebilen tanrısıydı. Yerle birlikte bizleri güneş etrafinda dönmeye kul eden bu gizemdi. Kütle çekim kuvveti evrenin önemli sırlarından biriydi. Galileo bu sırrın izlerini denizden esen rüzgarla salınan şamdanda, samdana sıkıca tutunmus olan dört meleği önemsemeden bulmuştu. Evren güneşin yeni hükümdarları olduğunu insanlara duyurulması için Galileo’yu seçmisti de, Galileo’ya meleklerin yontusunu yapmış olan ustanın nasırlı el emeğini yok saymasını fısıldamış mıydı? Yontu ustasının nasırlı ellerine kim haksızlık yapıyordu? Evren mi insanın aklı mı?

Devamı...      

KARMAŞIKLIĞIN GİZEMİ - II

_ Gediz Akdeniz Sayı 17, Ağustos 2004

Ayrıcalıklı bir sınıf olan Mısır rahiplerine göre gökteki yıldızlar ile yerdeki Nil nehrinin suları arasındaki dengenin sırrı Hermetik metinlerde yazılı olan erkek ve dişinin birbirlerinin içinde erimiş olmasındaydı. Eski Yunanda dişiliğin sırrı ise Afrodit’in kutsal bedeniydi. Bu kutsallığın sırrı ise “Venüs” gezegeninin her dört yılda bir eliptik semada çizdiği beş köşeli yıldızın köşelerini bir birine birleştiren çizgilerin kesişmesindeki “altın oran”da saklıydı. Hıristiyanlık Havva’nın ilk günahını, nehirlerin ortasındaki sel sularında yüzen Davut’un yıldızında gizlenmiş olan erkek ile dişinin Hermetik birleşimini iktidarının düzeni adına duvarlarının dışına koymuştu. Magdalalı Meryem’in sırrı artık İznik’te yakılan kutsal kitapların sayfalarındaki şifreli kelimelerde değildi, sır doğanın kutsal düzen gizeminin bir metafor tekrarı olan ayinlerdeki düzendeydi.

Devamı...