METİNLERARASI BİR ESER : İKİ YEŞİL SUSAMURU METİNLERARASI BİR YAZAR: BUKET UZUNER

_ Tülay Akkoyun Sayı 17, Ağustos 2004

1960’lı yıllarda Barthes ve Kristeva gibi kimi eleştirmenlerce ortaya konulan metinlerarası kavramı ve tekniği günümüzde, Türk Edebiyatında da yoğun olarak kullanılmaktadır. Çok eskilerde, tarihe, yazara, yazarın psikolojisine, ereklerine göre ele alınan metinler, daha sonraları söylemlerin iç içe geçtikleri, yapıtların üst üste gelerek birbirleriyle karşılaştıkları, kesiştikleri, çok sesli, çok anlamlı ve çok katmanlı bir kavşak konumuna gelmişlerdir. Bu durumda metinleri salt yazarlarından yola çıkarak incelemek yetersiz kalacaktır. Zira metin artık sadece kendisini yazan yazarın değil, metin içinde yer alan birçok yazarın söylemlerine de yer verdiğinden, birçok farklı görüş içermekle çok sesli, birçok metnin iç içe olması ile de çok katmanlı bir yapıya sahiptir.

Devamı...      

ELİF ŞAFAK VE MAHREM: ÇOĞULCU BİR ROMAN

_ Tülay Akkoyun Sayı 19, Kasım 2004

Elif Şafak’ “Mahrem” isimli yapıtının en başına Refik Halid’den yukarıdaki alıntıyı yerleştirmiştir. Ardından roman baş kişisi Şişman Kadının gördüğü bir düşün anlatıldığı, asıl başlangıçtan önceki bölüm gelir. Şişman Kadın düşünde uçan bir balon görür, rüzgar çıkınca uçan balon hava kaçırmaya başlar ve roman baş kişisi bu hava kaçırmayı kusma olarak ifade eder, tıpkı kendisinin de gerçek yaşantısında yaptığı gibi. Mahrem başlığı konulduktan sonra bir önceki bölümde görülen düş tekrar anlatılır ve yazar daha sonraki bölümlerde de görüleceği gibi kendi yazdıklarını aynı eser içinde cümleler, paragraflar, sahneler halinde tekrarlamaya başlar. Bu bölümde, ileride sırrını öğreneceğimiz ve romanın üzerine kurulu olduğu bir, iki, üç sayıları çok sık tekrarlanmaktadır.

Devamı...      

SİBEL K. TÜRKER VE “ŞAİR ÖLDÜ”

_ Tülay Akkoyun Sayı 103, Eylül 2006

Şair öldü”, öyküleriyle tanıdığımız Sibel K. Türker’in ilk romanı. İsmet Özel’in bir şiirinden alıntıyı koymuş romanın başına.“…/Bize ne başkasının ölümünden demeyiz / çünkü başka insanların ölümü /en gizli mesleğidir hepimizin/ başka ölümler/ çeker bizi/ ve bazen başkaları/ ölümü çeker bizim için/ …” Babasız büyüyen 2 kızkardeşten erkek ismi taşıyan Ersin’in depresif kişiliği ile yaşa-ölüm sorgulanır.

Devamı...      

“İMKANSIZ AŞK” BİR GÜNAH ÇIKARMA MI?

_ Tülay Akkoyun Sayı 7, Mayıs 2004

“İmkansız Aşk” şair Hasan Öztoprak’ın romancı kimliğiyle yazdığıilk romanı. 1991’den beri yazın hayatında yer alan Öztoprak bu ilk romanıyla büyük eleştirilere hedef oldu. Bir çok kadın yazar onu özel hayatını deşifre etmekle suçladı, yazar, kitabının basımının durdurulmasına kadar varan tepkilerle karşılaştı.“Yazar kendi özelini romanlarında yazabilir mi?” sorgulaması irdelendi uzun bir süre. Yazar tabii ki kendi özelini de yazabilir, dünyada bir çok yazar da bunu yapmıştır. Özel hayatım romanlarımda yer almaz denmesi çok inandırıcı olamaz. Aslında her yazarın özeli romanlarında yer alır fakat satır aralarında ve biraz daha ustalıkla gizlenerek.

Devamı...      

ÇADOR VE MURATHAN MUNGAN

_ Tülay Akkoyun Sayı 13, Temmuz 2004

“Hangi yazı hayata yetmişti?” Ailesinden izler arayan Akhbar bir Sahaftan yaşama, ölüme, okumaya, kitaplara dair bilgece sözler dinler. Hayatın sırrı kitaplarda gizlidir. “Çok okuyan insanlara hayatın yetmediğini biliyordu. Kitapların dünyasında hayatı küçük gören, tehdit eden bir şey vardı. Hem hakkında bu kadar yazı yazılan hayat neydi? Hangi yazı hayata yetmişti?” Sahafta raftaki kitaplara bakarak hayatın sırrını düşünür Akhbar, ama kelimeler çölünde kaybolmaktan korktuğu için okumak istemez.

Devamı...