CLARISSA DALLOWAY'I YAKMALI MI ?

_ Hande Öğüt Sayı 229, Aralık 2010

“Mrs Dalloway çiçekleri kendisi alacaktı.” Edebiyatın, tarihin, aklın sunduğu imkânlarla bu cümleyi pek çok şekilde okumak mümkün… Mrs Dalloway, çağının öncü, mücadeleci kadınlarındandır, çiçekleri bir erkekten beklemeksizin kendisi alabilir. Bir kadın olarak kendine biçilen toplumsal cinsiyet rolünü sahiplenmemiştir. Ancak bir başka okumada Mrs. Dalloway’i titiz, güvensiz, yalnız, “ötekiler” ile kendi arasına kesin setler çeken, soğuk, kalpsiz, kendini beğenmiş bir üst sınıf kadını olarak da alımlayabiliriz. Üniversite yıllarında sevmiştim Clarissa Dalloway’i. Çünkü onu feminist literatürde önemli yeri olan yazarı Virginia Woolf’u işaretfişeği alarak okumuş, yazarının bir alteregosu olarak yorumlamıştım. Clarissa Dalloway’in kişiliği hep aklındaymış gibi ilk romanı “Dışa Yolculuk”ta da, öykülerinin pek çoğunda da Mrs Dalloway adlı birinden sürekli söz eder Woolf. Ancak onun nasıl bir insan olduğunu anlayamayız, tanımlayamayız. Sevmeli mi yakmalı mı bilemeyiz.

Devamı...