SİBER SEYİRCİ

_ Julia Wilson Sayı 211, Ocak 2010

Bu makale, postmodern film ve toplumsal kuramı kullanarak sinema seyirciliğinin yeni bir kuramını geliştirme çabasıdır. Seyirciliği dikkate alan çalışmaların çoğunluğu Freudçu ve Lacancı psikoanaliz etrafında toplanmaktadır. Laura Mulvey ve Cristian Metz gibi etkili kuramcıların sunduğu egemen psikanalitik modelleri sorunlu buluyorum. Çünkü içinde tuzağa düşürüldüğümüzü bilerek yanılsama ve ideolojiden kendimizi bir şekilde özgür kılabileceğimiz şeklindeki büyük modernist inanca çok ciddi olarak bel bağlıyorlar. Modernist varsayım, psikanalitik modellere çok güvendiği için tehlikelidir; sonunda daha geniş bir ölçekte yenmeye çalıştığı benzer sınırlamaları yeniden üretir (Shaviro, 1993: 12). Bu geniş ölçeğin, toplumsal değişim olanaklarını ve dünyayı tahayyül edebilmemize engel olacak şekilde, kuram alanında olduğu görülür. Psikanalizin en büyük başarısızlığı, Freud ve Lacan tarafından sunulan temel modellere yeterince meydan okumaması, bu nedenle belirli bir egemen anlama ve analiz formülüne bağlanmasıdır. Postmodern film kuramı ve seyirciliğine yönelik tasarı oluşturmak bu modellere ve formüllere meydan okumaktır. Bu görev, kimlik, görüntü, haz ve iktidarın temel tanımlamalarının yeniden sorgulanmasını gerektirir. Hal Foster, “Postmodernism: A Preface” adlı makalesinde, “Postmodernizm, geleneğin kökenlerine dönmekle değil, onu eleştirel olarak yeniden kurmakla ilgilenir. Kısacası, kültürel kodları sömürmek yerine sorgular, toplumsal ve siyasi ilhakları gizlemek yerine araştırır” diye yazar

Devamı...