UZAY İSTİLACILARI: Çağdaş Görsel Sanatlarda Mekanın Yokoluşu

_ Marcus Graf Sayı 157, Aralık 2007

Bu makale, görsel sanatlarda sanatçıyı özgürleştirmek, sanatı yaşam ve toplumla bütünleştirmek amacıyla mekanı yok etmeyi, yapısını çözümlemeyi ve daha sonra yeniden oluşturmayı hedefleyen sanat akımlarını incelemektedir. Özellikle sergileme alanlarına yönelik eleştirilerin üzerinde durulacaktır. Metinde, sanatçının Rönesans dönemindeki "kulluk" konumundan kurtulması ile birlikte, 18. yy'da yalnızca sanata tahsis edilmiş bir mekanın ortaya çıkması incelenecektir. Ayrıca, 1920'lerden itibaren sergileme mekanının sanatın parametreleri arasına girmesi ve bunun sonucunda 1970'lerde kurumsal eleştirinin ve dekonstrüksiyonun ortaya çıkışı da ele alınacaktır. Sonuçta, sanat mekanının ve galeri kavramının günümüzdeki alternatif arayışları içindeki belirsizleşme eğilimi incelenecektir. 18. yy'dan bu yana, kamusal sergileme alanı anlayışı biçim ve anlam bakımından büyük değişimler geçirmiştir. Salon'dan , Beyaz Küp'e (White Cube) ve son olarak da Dış Mekanlar'a (Off Spaces) dönüşüm süreci boyunca, galeri kurumu çeşitli estetik, politik ve toplumsal süreçlerle derin etkileşim içine girmiştir. Günümüzde mekan, yapıtın temel bir unsuru olarak ele alınmakta ve sanatı, sanatçıyı ve izleyiciyi etkileme gücünü taşıdığı kabul edilmektedir. Güncel sanat, katalitik etkileri nedeniyle küreselleşmenin doğrudan (yerel) ve dolaylı (küresel) mimari, toplumsal, kültürel ve politik ortamından (bağlam) önemli ölçüde etkilenmektedir. Bugün dünya kesintisiz bir geçiş, bir dönüşüm süreci içindedir. Dolayısıyla sanatsal yaratma, sergileme ve tüketme süreçleri de kaçınılmaz olarak üretim ve teşhirin nerede gerçekleştiğinden etkilenmektedir.

Devamı...