ÖLÜMSÜZ, GÜVERCİN VE AKREP

_ Bora Ercan




"Bizi zorla faşist yaptılar abi!” nereden anlamıştı da beni, böylesine içten konuşuyordu. Sonuçta hepimizde aynı üniforma vardı, hepimizin saçları kazılıydı ama her nasılsa kimin ne olduğu da kolayca anlaşılıyordu. Koğuş arkadaşımdı o cümleyi söyleyen. Güneydoğu’da görevli bir polisken Adana’ya tayin edilmiş...

**

Hiçbir anım yok o günlere dair, insana yapılan en büyük zulümlerden biridir askerlik! Bugünlerde çağrıştı bu konuşma, zihnimde nereye gömdüysem çıka geldi, çalkantılarla.

**

Şu son günlerde başka şeyler de çağrışıyor zihnime. Vasili Vasilikos’un aynı adlı eserinden Costa Gavras’ın yönetmenliğini yaptığı Z ya da Ölümsüz. Film; Yunanistan’da Hıristiyan ve Yunan manevi değerlerini korumak bahanesiyle, bir lumpenin, seçimle işbaşına gelmiş sosyalist milletvekiline yaptığı suikastı konu alıyor. Devlet tarafından tutulmuş bir kiralık katili namuslu bir savcı soruşturur...

**

Kapıdan çıkıyoruz annemle. İlkokul öğrencisiyim. Politik bilincimin duvarlarla pekiştiği zamanlar: Katil Oligarşi! Annem bakkalda gazetelerin manşetleriyle irkiliyor: Abdi İpekçi öldürülmüş...

**

Bir çift güvercin havalansa diye başlar şiir. Türkçe’nin en büyülü şiirlerden biridir bu, kaldi ki birçok farklı bestesinin yapılması da bundandır. Ben Livaneli’nin kötü sesi yerine Esin Afşar’ın bestesi ve yorumunu tercih ediyorum. Sahi, değil bu anılacak şey değil/apansız geliyor aklıma. Anday tarafından Rosenbergler için yazılmıştı bu şiir; öldürülen Rosenbergler için:

ANI

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma

Nerdeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor aklıma

Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Butun sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma

Rahat döşeklerin utanması bundan
Öpüşürken o dalgınlık bundan
Tel örgünün deliğinde buluşan
Parmaklarınız geliyor aklıma

Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
Kahramanlıklar okudum tarihte
Cağımıza yakışan vakur, sade
Davranışınız geliyor aklıma

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil, unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma

**

Bir yaz günü. Uzun geceler boyu okuyorum. Ne internet ne televizyon ne de telefon. Sadece derinliğine okuyorum. Gece böcekleri, sıcak İzmir geceleri. Türkçe bu kadar güzel mi sahiden: öyküler Sabahattin Ali’den. Teşkilat-ı Mahsusa mı onu hapisten kaçırıp öldürmüştü, kaç yıl oldu öldürüleli. Nazım da öldürülecekti ya kaçmasaydı:

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
           beş değil,
                      yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
                            deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
                                    senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
                      kabahat senin,
                                     — demeğe de dilim varmıyor ama —
                      kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

**

Leeds kentine yakınlarda bir yerdeyim. Haber geliyor: İstanbul’da Leed’li taraftarlar öldrülmüş! Kavga etmekten başka hiçbir vasıfları olmayanlar, kimliksiz bırakılanlar öldürecekler işte, bahane mi yok!

**

Metrodan çıkıyorum. Kocaman bir reklam: Çocuğunuzu İngilizce büyütmek ister misiniz? Garip, saçma, anlamsız, rahatsız edici, onur kırıcı. İnsan çocuğunu başka bir dille büyütür mü hiç? Ama değil mi ki Osmanlı’nın ezdiği Türkler’in İttihat ve Terakki’den bu yana kanlı öfkesiyle Anadolu’nun atardamalarını kesmesi.

 

 

 

 



>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>
İzinsiz Gösteri'de yayımlanan yazılar ve görselller izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kullanılamaz




Bora Ercan boraercan@yahoo.com
Odysseus Adaları'nın yazarı.