Mezar Taşlarını Koyun mu Sandın/ Çocuk Öldürmeyi Oyun mu Sandın?

_ Bora Ercan

Bizim ‘Sosyal Eşkiyalarımız’dan, Robin Hood’larımızdan birinin Debreli Hasan’ın Türküsüdür bu. Ruhi Su’nun seninden biliyoruz türküyü: Mezar Taşlarını Koyun mu Sandın/ Adam Öldürmeyi Oyun mu Sandın bre Hasan.
 Mezar taşları koyunlar gibi boynu bükük değildir. Aksine diktir. Orada dururlar. Serviler arasında bakana çok şey söylerler. Anlayana. Bazı mezar taşlarında sadece doğum ve ölüm tarihleri yazmaz, ölüm nedenleri de yazar: okuyabilene!

Kim kimi gömer? Babalar mı çocukları, çocuklar mı babaları? Adını koyalım savaşta mıyız, barışta mı? Kim kiminle neyin savaşında, saflar neresi? Savaş kuralları vardır değil mi? Hani çok film izledik ya  İkinci Dünya Savaşı’na dair, Vietnam’a dair, Bosna’ya dair. Bizdeki savaş nereye konur, filmi çekilir mi?

Filistinleşme, demiştim bunun adına. Kahvede oturup çay içiyorsunuz. Birden gaz bombasının keskin kokusu geliyor. Tedirginlik. Ambulanslar, siren sesleri. Çayınız bitiyor. Kalkıp gidiyorsunuz öfkeli, soluk yüzler arasından, öfkeli soluk bir yüzle, gülüşümüzü bırakmak zorunda kalarak bir belirsiz zamanda geri almak üzere. Evinize giderken saldırıya uğrayabilir, sakatlanabilir, gözaltına alınabilirsiniz çok olağan! Filistin’den bile daha Filistin ya bazı yerlerimiz…

Yok yok bugün okudum daha. Daniel Abdülfattah, Ortadoğu uzmanı bir gazeteci, Türkiye Pakistanlaştı, diyor.  Suriye ve Irak, Afganistan’laşırsa, Türkiye’nin de Pakistan’laşması kaçınılmazdır. İçerde ve dışarıda her sorunu şiddet diliyle çözmenin bir sonucudur bu. Şiddeti ayrımcılıkla körüklemek, doğan bulanıklıkta insanların iyiyle kötüyü ayırt edemez hale gelmesi, seçim yarabilirliklerinin ortadan kalkması. Değil mi ki iktidarın bu kadar çok medyası var, ortalık pusludur o zaman!

Bir toplum; ne Filistinliler, ne Suriyeliler, ne Iraklılar ne de Türkiyeliler bu kadar rencide edilemez. İnsanın doğası yaşamaktır: Sokakta, evinde,  işinde huzur içinde! Nerede olursa olsun.  Çocuklarımızı, dostlarımızı zamansız gömmek, onların mezar taşlarını saymak istemiyorsak, sokaklarımızda Tomaların, Akreplerin dolaşmasına karşıysak önümüzde iki yol vardır. Ya bulanık suyu berraklaştıracağız ya da bu batakta hep birlikte boğulup gideceğiz.



Bora Ercan boraercan@yahoo.com
Odysseus Adaları'nın yazarı.