SANAL EVREN VE HABER DÜNYASI

_ Jean BAUDRILLARD

Kafanızda iki imge canlandırın. Bunlardan biri: İkiz Kulelerin önünde bir yerlerdeki sıralardan birinde, dizleri üzerindeki evrak çantasına yapışmış vaziyette oturan, bronzdan bir heykel ya da şu Pompei harabelerinde bulunan kavrulmuş insan bedenlerinden birini andıran ve çökmüş kulelerden yağan toz toprağın altında kalmış teknokratın görüntüsü olsun. Bu teknokrat görüntüsü sanki öngörülemeyen bir felakete uğrayan dünya çapındaki bir gücün dokunaklı bir sureti, bir tür bu olaya imzasını basan bir görüntüdür. Diğer imgeyse şöyledir

Devamı...      

BİR POPÜLER KÜLTÜR OLARAK TÜRKİYE’DEKİ ARABESK KÜLTÜRÜ ANLAMA ÇABASI:

_ Ali Pekşen

Bu yazı, Meral Özbek’in doktora çalışması olarak yazdığı ve kitaplaştırdığı, Popüler Kültür ve Orhan Gencebay Arabeski adlı çalışmasını incelemeye ve eleştirmeye yönelik olarak kaleme alınmıştır. Her ne kadar Özbek bu çalışmasında ‘Orhan Gencebay arabesk müziğinin nasıl ortaya çıktığını, içeriği ve değişmesi konusunda bir çerçeve çizilmeye; arabeskin Türkiye’nin özellikle 1950 sonrası hızlanan ‘modernleşme’ sürecine nasıl bir anlam haritasıyla yanıt verdiğini, hem müzikal hem şarkı sözleri yapısı ve hem de toplumsal anlamı açısından bakılarak incelenmeye çalışıldığını söylese de, kitabın ilk bölümünün modernleşme, popüler kültür ve hegemonya konusunda, ister arabesk bağlamında düşünelim isterse ondan bağımsız düşünelim, özellikle Türkçe literatür için oldukça önemli bir kavramsal tartışmayı içerdiğini belirtmek gerekiyor.

Devamı...      

YAŞASIN İRRASYONALİZM -BÖLÜM I

_ Bora Ercan

En yalın rasyonalizm akılcılık demektir. Türkçe’de ön ek olmadığından dolayı irrasyonalizmin karşılığını son ek kullanarak akıldışılık olarak verebiliriz. Ancak bu sözcüğün irrsayonalizm kavramını yeterince karşıladığı da söylenemez. 20. yüzyılın en önemli filozoflarından Wittengstein “dilimizin sınırları dünyamızın sınırlarıdır’ der, bu sözü bir toplumun dili için de geçerli kılabiliriz. Dilerinde kar sözcüğünü onlarca farklı şekildeki karşılıklarıyla kullanan kuzey kutbu halkları ve dillerinde kar sözcüğü bulunmayan ekvator bölgesi halkları buna verilebilecek en iyi örneklerdendir. Türkçemizde irrasyonalizm sözcüğünün yaygın ve anlaşılır bir karşılığının olmaması da irrasyonalitenin tutarlılığı olsa gerek.Daha önce de İzinsiz Gösteri’de yayınlanan makalelerde sayılarla toplumların arasındaki ilişkiler vurgulandı.

Devamı...      

MATEMATİK, DİN VE BATIL İNANÇ

_ Nurettin Çalışkan

Tarihe bakıldığında matematikçilerin kayda değer "ortak" özelliklerinin dine bağlılıkları olduğu görülecektir. Birçok matematikçi (Newton'un hocası Isaac Barrow, Gerbert, din ve felsefe profesörü Bernhard Bolzano, ve John Wallis gibi) Kilisede yetişmiş ve dini görevler almıştır. Bazıları (Bernoulli'ler, Leonard Euler, Auguston Luis Cauchy, Ernest Eduard Kummer, Leopold Kronecker, Berhand Riemann gibi) matematik eğitimi yanında dini eğitim almışlardır. Geride kalan önemli sayıda matematikçiler ise dinlerine bağlı kalmış ve inançlarının gereklerini yerine getirerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Pascal gibi Matematik çalışmalarını bir yana iterek kiliseye sığınan matematikçilere de raslanılabilinir. İnançlarının yaşamlarını etkilemesinin yanında birçoklarının matematiği ve onun araçlarını değerlendirmelerindeki etkisi de görülebilir.

Devamı...      

NAR

_ Deniz Karabacak

Zerdüşt dinine gore nar meyvesi, “urvaram” ya da “ağaç” olarak kabul edilir. Meyvenin farsça karşılığı, sanskritçedeki Dalim’den gelmektedir. Tüm yıl boyu yeşil kalan nar bitkisi, ruhun ölmezliğini sembolize eder. Aynı zamanda bir tek Narın içindeki binlerce parça, refah ve zenginliğin işareti olarak kabul edilir. Bu nedenle, çocukların taktis törenlerinde nar taneleri, pirinç ve kuru üzüm taneleri ile karıştırılarak etrafa serpilir. Nar’ın zerdüştler için ifade ettikleri:

Devamı...      

ARE YOU UNBREAKABLE? ( KIRILMAYAN MISIN? ) - BÖLÜM I

_ Gürkan H. Kılıçarslan

GİRİŞ:Dünyanın belki de ilk, ilk seyirde verdiği müthiş tadı – asla - sonraki seyirlerde vermeyecek filmi “6th Sense ( 6.His )” ile dünyanın belki de ilk, bin kez seyredilse bile hiçbir tad vermeyecek filmi “Signs ( İşaretler )” arasında yaptığı bir film var Hint kökenli yönetmen M. Night Shyamalan’ın... Bu film, Türkiye’de Costa Gavras’ın filminden aynı adlı filminden (ölümsü/Z) habersizlerce ve filmin hikayesiyle zerre kadar alakasız bir şekilde “Ölümsüz” adıyla gösterime giren “Unbreakable (Kırılmayan)”. Taliplilerince yeterli ilgiyi gördüğünü sandığım bu filmin esrarı ise seyredildikçe tad vermesi.

Devamı...      

BİR MALTA YOLCULUĞU

_ Lale Ak

2. gün ve işte Akdeniz havası. Rüzgarlı ama güneşli, ve ilk Mellieha körfezi tecrübemiz. Antik, amortisorsuz '73 model otobüsümüzde, böbrek taşı düşürürcesine yaptığımız 45 dakikalık yolculuk ve Akdeniz. İşte buraya geliş nedenimiz. İşte yakından, canına yandığım,delicesine özlem duyduğum Akdeniz. Su soğuk. Sezonu sadece Maltalılar değil, deniz de açmamış sanki. Olsun. Dalgaların sesini dinleyip terapi yapmak için bile gidilir. Paradise körfezi. Uzun bir trekking sonucu varıp, WC'lerin bile açık olmadığını görüp kös kös geri döndüğümüz koy. Adı gibi el değmemiş, sezonu açılmamış.

Devamı...      

TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU

_ Nurettin Çalışkan

Kanun Numarası : 2911 
Kabul Tarihi : 6/10/1983 
Yayımlandığı R Gazete: Tarih : 8/10/1983 Sayı : 18185 
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 662 

BİRİNCİ BÖLÜM 
Genel Hükümler 
Amaç ve kapsam Madde 1 - Bu Kanun; toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kulla- 
nılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller ile gerçek ve tüzelkişilerin dü- 
zenleyecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yerini, zamanını, usul ve 
şartlarını, düzenleme kurulunun görev ve sorumluluklarını, yetkili merciin ya- 
saklama ve erteleme hallerini, güvenlik kuvvetlerinin görev ve yetkileri ile 
yasakları ve ceza hükümlerini düzenler, 

Tanımlar Madde 2 - Bu Kanunda geçen deyimlerden; 
a)

Devamı...      

“İMKANSIZ AŞK” BİR GÜNAH ÇIKARMA MI?

_ Tülay Akkoyun

“İmkansız Aşk” şair Hasan Öztoprak’ın romancı kimliğiyle yazdığıilk romanı. 1991’den beri yazın hayatında yer alan Öztoprak bu ilk romanıyla büyük eleştirilere hedef oldu. Bir çok kadın yazar onu özel hayatını deşifre etmekle suçladı, yazar, kitabının basımının durdurulmasına kadar varan tepkilerle karşılaştı.“Yazar kendi özelini romanlarında yazabilir mi?” sorgulaması irdelendi uzun bir süre. Yazar tabii ki kendi özelini de yazabilir, dünyada bir çok yazar da bunu yapmıştır. Özel hayatım romanlarımda yer almaz denmesi çok inandırıcı olamaz. Aslında her yazarın özeli romanlarında yer alır fakat satır aralarında ve biraz daha ustalıkla gizlenerek.

Devamı...