GİT DERGİSİNİN 100. YILI

_ Bora Ercan

1990’lı yılların ortalarıydı (yaş ilerledikçe zaman mevhumu böyle belirsizleşiyor işte, 20.yüzyılın sonlarıydı da denebilirdi mesela...) O zamanlar gazete bayisine gidip doğru düzgün dergiler bulmak mümkündü. En azından gazetecinin raflarında yer alan rengarenk kapaklar ve yabancı isimlerin arasında insanın beyni dönmezdi. Git ile karşılaşmam da öyle oldu. Leman’a, Limon zamanlarından aşinaydık, ama nedense Git’in çıkışını Leman’dan öğrenmemiştim, belki de o sıralar Leman okumayı aksatmıştım, anımsamıyorum. Yani, tamamen bir rastlandıydı Git ile karşılaşmam. Dergiyi görür görmez aldım ve okudum. O sıralar ben de yol hazırlıkları yapmaktaydım. Dili, söylemi, tasarımı, yaklaşımı bana yakın gelen bu dergi için yol dönüşü yazmaya başladım. Sonra benim uzak diyarlarda yaşamaya başlamam nedeniyle ilişkimiz koptu. Kürkçü dükkanına yeniden hem de merkezden giriş yapınca kaldığımız yerden başladı ilişkimiz. (Erkekler genelde böyledir kırk yıl görüşmeseler de samimiyetlerini yitirmezler.) Böylece, İstanbul’da yaşamaya başlamıştım. Buralarda yabancıydım. Bu yabancılığımı biraz olsun gidermeme yardımcı oluyordu Git’te yazmak. Odysseus Adaları adlı kitabımın ilk tohumlarının da orada atıldığını söyleyebilirim, altı-yedi sayı üstüste Yunan adaları hakkında yazmıştım. Bütün bunlar bir terapiydi. Şimdi anlıyorum yollar nasıl bizi sağaltıyorsa; okumak ve yazmak da aynı şekilde soluklandırıyordu. Git’in 100. yılını (klavye sürçmesi) kutluyorum. Bir derginin bunca zaman boyunca varolabilmesi başlı başına Timur’un çabası. Ve bu çabası elimden geldiğince destekliyorum.

Bora Ercan boraercan@yahoo.com
Odysseus Adaları'nın yazarı.