İRAN GEZİ REHBERİ VE PERSEPOLİS

_ Bora Ercan

 

Pasaportumu ilk aldığım günleri anımsıyorum. Karlı ve soğuk Ankara günleriydi. Hem ev taşımıştık hem de yol hazırlıkları içindeydik. Yönümüz Doğu'ta doğruydu. Böylece, hayatımda ilk gittiğim ülke İran oldu. Pasaportuma bakıyorum. Giriş damgasında Farsça yazdığından dolayı İran'a ilk giriş tarihini tam olarak anlayamıyorum,. Türkiye çıkış tarihi konuyu netleştiriyor: Gürbulak Kara Hudut Kapısı T.C. Ağrı 27-1-92.

Daha sonrasında İran'a başka yolculuklar yapmış olsam da hiçbir yolculuğum ilk yolculuğumun bende bıraktığı izleri bırakmadı. Hindistan'a giderken geçecek olduğumuz İran'da çeşitli nedenlerle on gün kalmış, bu süreçte Şiraz ve İsfahan gibi şehirleri görme fırsatını yakalamıştık. Zafer Bozkaya'nın bilgisi ve deneyimiyle karşılaştığımız engelleri zevkle aşarak geçmişti yolculuk.

O dönemde de Türkiye'de şeriat konuşuluyordu. Muammer Aksoy, Uğur Mumcu gibi faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin ardından sıklıkla bugün pek de kullanılmayan "Türkiye İran Olmayacak" sloganları atılıyordu. İran'da 1980'den beri şeriat vardı. Hatta devrim kavramını altüst eden bir şekilde adı İran İslam Devrimi konmuştu bu hareketin. Sonuçta hapse girmekten, asılmaktan kurtulan yüzbinlerce İranlı da soluğu kaçmakta bulmuştu.

Oysa ki Batının Pers bizim Fars dediğimiz büyük bir uygarlığın düşüş dönemiydi ortada olan. Bu uygarlığın varlığının etkisi sokaktaki yansımaları her yönden hissediliyordu. Türkiye'de ise pek de bilgi sahibi olmadan İran hakkında atıp tutuluyordu. Bugün de şiir ve sinema başta olmak üzere sanatlarda İranlıların yaratıcılığı yadsınamaz bu talihsiz iktidara rağmen. Ülkemizdeyse o atılan sloganların altından çok sular aktı ve bugün İslamcı ağırlıklı bir yönetim işbaşında.

Konuyu daha fazla dallanıp bıdaklandırmadan yol arkadaşım Zafer Bozkaya'nın bireysel çabalarla oluşturduğu irangezi.com ve sitenin somut hali İran Gezi Rehberi adlı kitaba getireyim. Hindistan Gezi Rehberi'nden sonra Türkçe'de türündeki biricik yayın olan bu kitap hem ülke hakkında kapsamlı bilgi veriyor hem de tek başına bir yolcunun ülkede rahatlıkla gezebilmesini hedefliyor.

Zafer'den yeni çalışmalar, örneğin Nepal kitabını da bekliyoruz en kısa zamanda, diyerek sözü Persepolis'e getiriyoruz. Grafik animasyon bir film. Büyüklere çizgi film başka bir deyişle Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud'nun animasyon filmi;  -Satrapi'nin çok satan otobiyografik öğeler taşıyan çizgi romanından uyarlanan- Persepolis, molla devriminde bir kız çocuğunun yetişkinliğe dek yaşadığı güçlükleri, karşı cinsle yaşadığı hayal kırıklıklarını yersiz yurtsuzluğu, aidiyet yoksunluğundan kaynaklı hiçbir yere sığamama halini ve toplumda yaşanan ağır travmayı çizgilerin  akıp çağlayışıyla, sahne geçişlerindeki, anlatımlardaki gerçeküstü öğelerle hayal dünyamıza bolca yer açarak anlatıyor. Çizgiler, ne kadar basitse ve sadeyse, karakterler, yüz ifadeleri ve duygular o kadar belirgin ki bu da Satrapi'nin çizgilerinin gücüyle ve özgünlüğüyle ilgili. Filmin, ismini aldığı günümüzde de İran gündelik yaşamında etkisini yitirmeyen köklü Fars kültürüne pek gönderme yapmaması, İran' in molla devrimi öncesi yaşam kültürünü salt batılı olmakmışçasına yansıtması ve belki bir parça da Farsça beklerken Fransızca duymak bende bir eksiklik ve burukluk hissi yarattı. Kaldı ki, İran' da köprü altlarını mesken tutmuş tavşanlı niyetçilerden bir niyet çektiğinizde Sadi'nin ya da Hafız'ın bir şiiri çıkabilir niyetinize gündelik hayatın kültüründe.

Öyle hassas konular ki bu konular en iyisi Persepolis'i izlemeli, Gezi rehberini okumalı ve çantaı sırtlayıp yollara düşmeli.

 

 

Bora Ercan boraercan@yahoo.com
Odysseus Adaları'nın yazarı.