MATEMATİK VE "CRANK"LAR- II

_ Nurettin Çalışkan

Çemberi kare yapmak bir matematikçiyi ikna etmekten daha kolaydır.” der 1806- 1871 yılları arasında yaşamış olan İngiltere doğumlu Hindistanlı matematikçi Augustus De Morgan. Bu sözdeki vurgu her ne kadar matematikçilerin iknalarının zorluğu olsa da vurgunun şiddeti çemberden kare elde edilemeyeceğindedir.

Crank, isim olarak dirsek, kol, manivela ve fiil olarak ta çevirme, döndürme, kurma şeklinde Türkçede karşılığını bulan bir terimdir. Argoda kullanıldığı biçimi ile de, “Crank” terimi “acayip fikirleri olan kişi” olarak dilimize çevrilebilir. Cranklar, bir anlamda, Pi sayısının ondalık sayı halinde yazılabileceğini yani veriler bir kareden çember elde edilebileceğini düşünen insanlardır.

Bu yazı daha önceki “matematik ve crank’lar” (sayı 19) yazısının devamı niteliğinde bir yazı. Biraz fazla alıntı koksa da sizleri gülümseten kolay okunur bir yazı oldu. Yazıda olumlu/olumsuz tanıtım olmaması adına isimleri koymadım, fakat alıntılar gerçek ve çok rahat ulaşıla bilinir.

Kainatı delen denklem’in bulucusu

Bir Matematikçi, Tartaglia'nın 3., Ferrari'nin 4. dereceden denklemlerini rafa kaldırıp (!!!) sonsuz asal sayıyı ürettikten sonra şimdi de kainatı delen denklemi buldu. (1)

Kainatı delen denklemi bulma çalışması sırasında eşinden fırça yediğini kaydeden süper matematikçi, "Kar tatilini iyi değerlendirdim ve bilim dünyasına yeni bir şey kazandırdım. Ama eşim ‘kar tatilinde bari bırak şu işleri biraz dinlen. Kainatı paketleyip ne yapacaksın. Sen bu buluşlara devam edersen filmlerde izlediğimiz gibi yabancı ajanlar tarafından kaçırılacaksın’ diyerek daha önce olduğu gibi destek yerine köstek olmaya çalıştı. Ama başarılı olmadı” şeklinde espri yaptı.

Matematik alanında 10'un üzerinde buluşu olan süper matematikçi, Guiness'e aday gösterdiği "Kainatı delen denklem" adını verdiği denklemde, denklemin katsayılarının yan yana 1 santimetreye 3 rakam sığacak şekilde sıralandığında doğrusal olarak kainatı delecek uzunluğa eriştiğini dile getiriyordu.

5 yıldır polinom denklemler üzerine çalışan süper matematikçi, yaptığı çalışmalarda matematik dünyasının kendisini desteklemediğini, yetmiyormuş gibi hanımının da kösteklediğini belirtti. En son kainatı delen denklemi bulmaya çalışırken eşinin, "Bırak şu kainatı delmeyi de çocuğun gözlüğünün camı kırılmış. Onu yaptır" dediğini kaydetti. Matematikçi "Kainatı delen denklem" adını verdiği denklemini Guiness'e aday gösterdi. (1)

Matematikçiye, bu fikrin nereden aklına geldiği sorusu üzerine, "Bir defa denklem konusundaki iddiamı ortaya koymalıydım. Bu çalışmamla insan beyninin sınırsız düşünebileceğini ve mevcut bilgisayarların 64 basamaklı işlemlerin üzerinde işlem yapamayacağını hatırlatmak istedim. Dolayısıyla bilgisayarların işlem hacmi genişletilmelidir. Bunları gündeme getirmek için de formülü dahi olan bir denklem üretmem gerekiyordu. Düşündüm 'güneşe gideyim' dedim, sayıları kağıda yazsak yanar. 'NASA'nın yeni bulduğu gezegene gidip döneyim' dedim, gidiş-dönüş 300 trilyon km. Mesafe bana kısa geldi. Yapınca daha büyüğünü yapmalıydım. Evrenle ilgili araştırmalar yaptım. 118 trilyon ışık yılı olduğunu buldum. 'Ben en iyisi kainatı deleyim' dedim ve deldim. Denklemi üretirken, kainatın sürekli genişlediğini ve kıyameti de göz önüne alarak hesapladım. Formülü de elimde olan bu denklem kainatı kıyamete kadar her zaman deler. Şimdi benim bulduğum denklemlere dünyadaki tahminime göre sayısı 10 milyonu bulabilecek matematikçi akıl erdiremez. Şimdi kainatı da deldik. Delecek bir şey kalmadı. Bundan sonra buluşlara devam edeceğim ama kamuoyuna yansıtmayacağım, küstüm" diye konuştu. (1)

Süper matematikçi, 2002 yılında, “Tekliği 'olmayana ergi yöntemi' ile kolayca ispatlanabilen varlığına ise tüm somut ve soyut varlıkların delil olduğu bir yüce yaratıcıya herhangi bir insan organizmasını kanıt gösterdiği” ve baş teorem olarak adlandırdığı “Allah kesin olarak vardır.” Teoremini de kanıtlıyordu.

 

Müslüman, Türk şair ve matematikçi:

"Ben Pİ'nin sırrını biliyorum. Ama benim bulduğum ve bildiğim sonucun sır olduğunu bilmiyordum. Ben, daha önceden elipsin DNA'sını çözmüştüm. Elipsin DNA'sını çözerken Pİ sayısının gizemini de çözdüm. İnönü Üniversitesi Matematik Topluluğu İnternet Sitesi'nde gezinirken 'Pİ sayısının gizemi hala çözülememiştir' şeklinde yazıyı okuyarak bu sayının benim çözdüğüm, ÖSS'de öğrencilere kolaylık sağlaması için elipsin DNA'sı içinde üretilen formüllere dayandığını gördüm. ÖSS'de kolaylık sağlaması için yeni formüller araştırıyordum. Sadece bir açıdan yay uzunluğunu, yay uzunluğundan açı ve kenar uzunluklarını bulmayı araştırıyordum. Önce Pİ sayısını net olarak çevre hesabında, sonra da alan hesabında buldum. Bu sayının ÖSS'de bulduğum yöntemlerle kolaylık sağlayacağı kanaatine ulaştım" diyordu kendisini “Müslüman ve Türk bir şair ve matematikçi” şeklinde tanımlayan kişi … (4)

Pi sayısının 15 basamaklı ve sonlu bir sayı olduğunu “kanıtlayan”,
"2*üçgenin alanı/yarıçap=sinüs alfa C * yarıçap"
formülünü ortaya çıkaran Türk ve Müslüman şair ve matematikçi, “Müslüman Türk dünyasının 21. yüzyılda yeryüzü ve uzay hesaplamalarıyla ilgili modern geometrinin temellerini atacak buluşlar gerçekleştirdiğini” söylüyordu.

Buluşlarının yeryüzü ve uzay hesaplamalarında kullanılabileceğini ve kullananların işlerinin kolaylaşacağını ifade eden Türk ve Müslüman şair ve matematikçi, "Bu buluşları Allah'ın izni ve ihsanıyla çok çalışarak gerçekleştiriyorum. Amacım, Müslüman Türkler'in de çok sayıda buluşa imza attığını ve dünya bilim sahnesinde yerini aldığını göstermektir. Çalışmalarımızda bu ölçülere dikkat ediyoruz. Buluşlarım dünyanın da ilgisini çekiyor. Benimle irtibata geçiyorlar. Bunların arasında başta ABD olmak üzere diğer ülkelerin üniversiteleri de bulunmaktadır" diyordu. (2)

Türk ve Müslüman şair ve matematikçi, 12 Aralık 2005 tarihinde “YENİSES” ve “GÜRSES” Gazetelerinde “Uyanan Bir Milletiz” başlığı altında pi buluşu ile gelişmeleri günlük olarak yayınlıyordu.


“Pi sayısı 3,14159309864045 BULUŞU TÜRK MİLLETİNİN UYANIŞINA IŞIK TUTACAKTIR.”

UYANAN BİR MİLLETİZ.

Tarih 22.11.2005 Pi buluşu renk testi ile ilgili renk testi tespitlerimiz yapılıyor. Bu tespit bizim çalışmalarımızı takdirle takip ettiklerini belirten bazı üniversitelerimiz ve bazı bilim kurumlarına gönderiyoruz.

Tarih 23.11.2005. Ve tespitimizin ilk 1. maddesine şu şekilde tarihe bir not düşüyoruz;
"Çizim a kenarı 100 iken daire çiziminde çizimde Pi = 3,1415930986401 gibi ileri doğru ilerleyen bir sayının bölge değeri ile çarpılarak da dairenin çizilmesi sağlanmıştır. " Yine kısaca Pi = 3,1416 verildiğinde bilgisayar hata vermiştir.

Artık geceleri de uyumuyordum. Gördüğüm rüya beni o kadar etkilemişti ki bir Pi Çizim Merkezi ve birde Pi Çiz ve Hesapla komutları oluşturdum. Saat gecenin ikisi idi. Aklıma şöyle bir espri geldi."Çemberin ateşinden seni nur kurtardı. Ancak 9 un ateşi seni yakmadan 9 dan aşağı in!” Ve bir anda espri gerçeğe dönüştü. Artık tam bir daire ve tam bir elipste Pi çizim merkezi ile ayni anda Pi hesapla ve Çiz merkezlerinde Pi çözülmüş ve Pi sayısı 3,14159309864045 olarak buluşumuz gerçekleşmişti. Defalarca test ettik işlem tamamdı.

Artık geceleri rahatça uyuyordum.Ta ki; Bir internet sitesinde buluşlarımı bana noterden onaylatmamı söyleyen ve bir Profesör hocasının başına gelenlerden ibret almamı ve bu hususta bir çok ajanın bulunduğunu ifade eden değerli bir gönül dostunun rüyamda kulaklarımda sesi yankılanıyordu. "Buluşlarını niçin noterde onaylatmıyorsun?” Ve adeta; "Onaylat, onaylat" diye haykırıyordu. İrkilerek uyandım. Ve anladım ki bu iliklerime kadar işleyen mantıklı ve milli bir çağrıydı.

Gönlüm huzur bulması ve artık rahat uyuyabilmem için sabah ilk işim Noterde buluşumuzu onaylatmak oldu. Tarih 25.11.2005.

Biz 5846 sayılı Fikri Mülkiyet kanununa tabiiyiz. Kanunda tarafımıza tanınmış haklardan bir tanesi olan yayma hakkını kullanarak www.ogretmenimiz.com ve http://stü.inönü.edu.tr de buluşumuzu yayınladım. Tarih 25.11.2005. 5846 sayılı Fikri Mülkiyet Kanunun göre hukuki işlemleri tamamlayarak buluşlarımızın kanuni ve hukuki olarak koruma altına alınması için 25.11.2005 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğüne başvurumu yaptım. Artık hukuki süreç bitmişti.

Ve bu gün Almanya dahil bir çok ülkelerin Internet Sitelerinde buluşlarımızı yayınlatmaya başladık.

"Telif Hakkı" ve "Pi buluşu" makalemizde de belirttiğimiz üzere Biz buluşumuzu Microsoft Visual Basic 6.0 dilinde Süper Çizim ve Süper Ölçüm yazılım programımızla gerçekleştirdik. Microsoft Viual Studio 6.0 Enterprise Edition (Full Stüdyo) Fatura karşılığı 2000 yılında satın aldık. İçinde yer alan altı adet yazılım dili ve yer alan tüm programları Kültür ve Turizm Bakanlığına Liste halinde bildirdik. Alın teri kutsaldı ve karşılığını ödedik. Ve milattan Önce 2000 yılından beri çözülemeyen Pi buluşumuzu gerçekleştirdik. İnsanlığa hayırlı olmasını diliyorum.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu sevgili atamız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK''ün direktifleri ve fikirleri doğrultusunda; "Milli dili ve milli benliği Türkün bütün hayatında hakim ve esas olacaktır." Önsözüyle 1933 de Dr. M. HAYRULLAH tarafından hazırlanan "Gazi İnkilabının Psikolojisi" isimli kitabında; "Ölüm uykusuna dalan, yıldızı kararan milletlerde deha söner, vakit vakit dahalar çıkarabildikçe bir millete zeval yoktur." "Ölmez bir diriliğe sahip olan bu ırkın evlatları arasında zaman zaman dahiler çıkar. Ve bu dahiler akıl almaz harikalar yaratarak beşeri medeniyetin istikametini değiştirir, tarihe yeni devirler açar."

Ve Yüce Allaha şükürler olsun ki Milattan Öce 2000 yılından beri ölçülemeyen Pi işlemini çözmüş ve insanlığın hizmetine sunmuş bulunmaktayız. Bizim bu buluşumuzdan rahatsızlık duyanlara, bizi ve bizim buluşumuzu küçük düşürmeye çalışanlara, bize karşı tuzağa düşenlere, buluşumuz ayan ve beyan olarak ortada iken gerçeği görmeyip suskun kalanları da Yüce Allaha havale ediyorum Yüce Allah bizi feleğin ateş çenberinden korusun.

Saygılarımla..
10.12.2005

Buluşlarını açıklamaya başladıktan ve formüller kamuoyuna mal olduktan sonra bazı gelişmeler karşısında şaşırdığına işaret eden Türk ve Müslüman şair ve matematikçi, sonraki gelişmeleri şöyle anlatıyordu:

"Bize karşı psikolojik bir savaş başlatıldı. Bu yaşananlar karşısında bir Türk bilim adamının karşısına çıkan engelleri anlamış olduk. Türkiye'de bilim ve bilimin temel taşları olan buluşların neden gün yüzüne çıkamadığını da idrak ettik. Ancak bilimin önünde hiçbir engel duramaz. Müslüman Türk bilim adamları, çıkarılan bütün engellere rağmen yoluna devam edecektir. İlgi de Türkiye ve Türkiye dışından her geçen gün artmaktadır. Buluşlarımız kitaplarda yayınlanma aşamasına gelmiştir. Yeni buluşlarımız da devam edecektir".(2)

 

(1) 11/12/2006 tarihli Milli Gazete
(2) http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=22670
(3) http://www.gencbilim.com/haber/haber_guncel_goster.php?id=1197
(4) http://www.forumuz.biz/samsunlu_matematikci_pi_sayisinin_sirrini_cozdu-92770t.html


Nurettin Çalışkan ncaliskan@dogus.edu.tr