KHMER ROUGE (KIZIL KMERLER) ve ÖLÜM TARLALARI: BUNUN SORUMLUSU KİM?

_ Ulas Basar Gezgin

975 yılının Nisan ayı ile 1979 yılının Ocak ayı arasında, yani sadece birkaç yıl içinde, Kamboçya'da, yaklaşık 1,5-2 milyon insan açlıktan öldü, ortadan kayboldu ya da kurşuna dizildi. Sonunda Khmer Rouge yönetimi, Kamboçya sınırlarına giren Vietnam orduları tarafından devrildi ve Pol Pot ve onun gerilla ordusu; güç savaşlarına Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Tayland tarafından desteklenen düşük yoğunluklu savaş stratejisiyle devam etmek üzere kaçtı. Nihayetinde Pol Pot, 1998'de öldü. Bu makalede, o tarihi anlara yoğunlaşıp, o zamanlar Kamboçya'da neler olup bittiği hakkında zihnimizde daha net bir resim oluşturabilmek için ayrıntıları inceleyeceğiz. Sonuç olarak da, olaylara karşı verilen olası tepkilerin yanı sıra ana tepkileri de düşünüp bu trajik hikayeden ders çıkaracağız.

Devamı...      

KIBRISLIRUM ŞİİRİ

_ Stephanos Stephanides

Ulus, dil ve kültür arasında uyumlu bir denge kurmadıkça, kategori olarak “Kıbrıslırum şiirinden” konuşmak bir sorunsaldır. Bu, sadece, eğer ulusçuluk ve yerelliğin içinde ve dışında birleştireç ve ayraçları araştırırsak ve şiiri hareketsiz bir madde ile farklılığın uçucu biçimi arasındaki etkileşimli bir faaliyet–bir imgeleme mühaberesi- olarak algılarsak kullanışlı bir kategori olabilir.

Devamı...      

SCHOOL IS A TEXTBOOK: SYMBOLISM AND RITUALS IN TURKISH CYPRIOT SCHOOLS

_ Neşe Yaşın

Symbols and rituals play a very important role in socializing the student to the national identity and building the enemy image. They are strong ideological apparatuses in reproducing the system and making continuity. According to Comaroff and Comaroff “ rituals become cultural means to preserve tradition and to reproduce “continuity” in theoretically constructed bounded communities.” I will talk about several Turkish Cypriot school rituals as a means to reproduce the paradigm of conflict and justify the status quo.

Devamı...      

İNTERNET

_ Ali Pekşen

Bilgisayar teknolojisinin hızla gelişmesi ve kullanımının yaygınlaşması, sayısal aktarım, kayıt, yeniden üretim ve sunma tekniklerinin ortaya çıkmasıyla internet, sadece bir iletişim aracı olarak değil ve fakat ‘yeni’ denebilecek sanatsal medya, siyasal, kültürel ve ekonomik mücadele alanı olarak tüm dünyada inanılmaz bir hızla günlük hayatın bir parçası olmuştur.

Devamı...      

SANATIN ANTİ-TEKNOLOJİLERİ

_ Kubilay Akman

Ülkemizde “Fikir ve Sanat Eserleri Kanu”nun ve “sanatçı hakları” meselesinin tartışıldığı şu günlerde, dolaysız olarak konuyla bağlantısı bulunan bir örnekten yola çıkarak alternatif bir açıdan olaya yaklaşmayı deneyeceğim. Mesele daha çok “sanatçı-galerici”, “sanatçı-müzayedeci”, “sanatçı-yayıncı” gibi eksenlerde ele alınırken burada değerlendireceğimiz olgular konunun “sanatçı-sanatçı” ilişkileri çerçevesinde de tartışılmasını hedefleyecekan.

Devamı...      

RUHİ SU’NUN ANISINA

_ Bora Ercan

Vasili Vasilikos’un aynı adlı romanından Costa Gavras’ın sinemaya uyarladığı Z ya da ölümsüz adlı film yıllar yılı Türkiye’de yasaklı filmlerden biri oldu. Film, o dönem Türkiye’nin tarihi başdüşmanı olan Yunanistan’da geçiyor ve konu olarak 1970’lerin politik ve sosyal olayları işleniyordu. Türk güvenlik görevlileri Yunan güvenlik görevlilerinin filmdeki rollerinden rahatsızlık duyarak, onları korumak istemişlerdi Türkiye’de filmi yasaklayarak.

Devamı...      

LONDRA YÜRÜYÜŞLERİ: KOKULAR FESTİVALİ

_ Seda Kervanoğlu Hay

İster istemez kafamı çevirip bakıyorum. Kafasında Hint işi takkesi, uzun elbisesi ve şalvarımsı pantolonuyla orta yaşlı bir Pakistanlı bir diğerini selamlıyor. Doğu Londra’nın en canlı bölgelerinden biri Green Street’te sabah hayat insanların bir uçtan diğer uca bağırarak, birbirlerini kucaklayarak, sevgi dolu dileklerini paylaşarak selamlaşmasıyla başlıyor. Bu sahneye tanık olan hiç kimse Londra’da olduğunu düşünmez. Burası adeta Pakistan’ın Londra’daki uzantısı.

Devamı...      

TÜRKİYE’DE 12 EYLÜL

_ İzinsiz Gösteri

* 650 bin kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü, * 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, * Açılan 210 bin davada 230 bin kişi Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde yargılandı, * 7 bin kişi için idam cezası istendi, * 517 kişiye idam cezası verildi, * 124 kişinin idam cezası Askeri Yargıtay tarafından onaylandı, * Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militanı), * İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi, * 71.500 kişi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı, * 98.404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarından yargılandı, * 388 bin kişiye pasaport verilmedi, * 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı, * 18.525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı, * 14 bin kişi “yurttaşlık”tan çıkarıldı, * 30 bin kişi “mülteci” olarak yurtdışına gitti, * 366 kişi “kuşkulu bir şekilde” öldü, ....

Devamı...      

ODTÜ’DE 12 EYLÜL

_ Nurettin Çalışkan

idari ilimler fakültesinde öğrencisiydi Kenan. Bir örgütün, Devrimci Kemalistler Birliği’nin, kurucusu, yöneticisi, militanı, tek başına her şeyiydi. Kemalist Kenan olarak tanınıyordu, daha yaşarken efsaneleşmişti bu isimle. Hakkında o kadar çok öykü vardı ki, zekiydi, öğrencilik yaptığı dönemlerde 4:00 tutturuyor, diğer türlü 0:00 notuna sahip oluyordu. 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim gibi önemli günlerde bazen üniversite içinde bazen de Ankara’da eylemler yapıyordu. Bir defasında, Kızılay’da Güven Park kenarında bulunan bir polis otobüsünün ön kapısından girip, içerideki bütün polislere bildiri verdikten sonra arka kapısından indiği anlatılır...

Devamı...      

BAKKAL, MUHTAR VE BALGAT’TA BİR AMERİKA’LI

_ Ayhan Ayteş

Tosun B. 1950’lerin Balgat’ına ilişkin gözlemlerini aktardığı araştırmasının ilk gününde muhtara köyün en yoksuluyla konuşmak istediğini söyler. Muhtar ona isterse çobanla görüşebileceğini ancak çobanla yapacağı bu görüşmeyi Tosun B. ye tahsis edilen odada yapmasının mümkün olmadığını söyler. Çünkü bu Tosun B.’ye bir hakaret sayılır muhtara göre. Sonuçta görüşme kimin olduğu belli olmayan başka bir odada yapılır. Muhtar bu ikisini görüşme sırasında önce yalnız bırakmak istemese de Tosun B.’nin ısrarı üzerine odadan ayrılmak zorunda kalır.

Devamı...      

TÜRKİYE’NİN BÜTÜN ÖĞRENCİLERİ BİRLEŞİNİZ!

_ Gürkan H. Kılıçarslan

Türkiye’nin tarihsel kökleri itibari ile en devrimci 2 üniversitesinden biri olan ODTÜ’de Nisan ayında bir olay yaşandı. Bu olayı irdelemeden önce Türkiye’nin en devrimci üniversitelerinin isminde bulunan ( öteki de İTÜ’dür netekim ) “Teknik” sözcüğü ile “Hukuk” sözcüğü arasında oluşan gerilimin çok zengin bir diyalektik süreç ve hatta kültür yarattığını teslim etmek gerek. .

Devamı...