TIBET; BEFORE AND AFTER CHINESE INVASION

_ Seda Kervanoğlu Hay

Amongst some interesting theories about the origins of Tibetans, the most striking one is that they may owe their origins to a group of Turkish tribesmen who are thought to have escaped from western Asia around 150 BC after a defeat by the fierce Hun people. There’s a certain link between Tibetans and Central Asian Turks, especially Tangut Turks and Monghols whom they shared borders for a long time. But there’s not much information about Tibetan history prior to arrival of Buddhism and the King Songsten Gampo, as those years are thought as dark ages.

Devamı...      

YUNAN VICDANİ RETÇİ LAZAROS PETROMELİDİS İLE RÖPORTAJİ

_ Can Başkent

"80'lerin sonu ve 90'ların başında, Yunan erkekler için ordu normal bir şeydi, kabul edilmişti. Kimse "Neden askere gitmek zorundayım?" diye sormuyordu. Bence şimdi, bir çok erkek askere gitmek istemiyor ve böylece gitmiyorlar ya da yabancı bir ülkeye gidiyorlar. Fakat kamusal olarak bunu açıklamıyorlar; çünkü korkuyorlar. Devlet hastanesine gidip, deli ya da melankolik olduğunuzu söyleyip, 'askerliğe elverişsizdir' raporu almak daha kolay. Kimi zaman Yunanistan'da yılda 3-4bin kişi bu yöntemi kullanır. Reddimi ilk açıkladığımdan bu yana değişiklikler oldu. Asıl sorun sivil hizmetin süresi. Şimdi, yeni kanunda sivil hizmetin süresi, askerlik hizmetinin süresinin iki katından bir ay eksik. "

Devamı...      

ODTÜ ORYANTASYONU

_ Nurettin Çalışkan

Eskişehir yolu üzerinden ODTÜ’ye girişte, sağ tarafta devasa bir heykel bulunur. Bilim ağacı olarak adlandırılan heykel önceleri kampus içinde ağaçların arasında görünmez bir yerde iken, 90’lı yıllarda şimdiki yerine konulmuştur. Sol tarafta ise kocaman kahverengi taşlarla örülmüş bir duvardan set ve bu setin üzerinde ancak dikkatlice bakıldığında görülebilecek siyah boyayla yazılmış bir yazı vardır; “Karakaya girişi”. Ancak bilenlerin gözleriyle aradığı bir yazıdır o. Ertuğrul Karakaya bir ODTÜ öğrencisiydi. 1977 yılında, 9 aylık boykot döneminde ODTÜ Öğrenci Temsilcisi yönetim kurulu üyesiydi ve ÖTK'nın sözcülüğünü üstlenmişti.

Devamı...      

BİR DÜŞÜNCE DEVRİMİNİN 100. YILI

_ Gürkan H. Kılıçarslan

2002 yılında 2005 yılının önemini kavramış ve UNESCO’ya, UNICEF’e ve hatta IMF’ye mesajlar göndermiş, 3 yıl sonrası için hazırlıkların 3 yıl öncesinden yapılması gerektiğini uzun uzun anlatmıştım. Lakin bir Allah’ın uluslararası nitelikte kulu kölesi de “evet, haklısınız, ne kadar akıllısınız, siz olmasaydınız biz bunu akıl edemeyecektik” diyerek geri dönmemiş ve bu satırların yazarını hayal kırıklığı ve hüsran türbülansına gark etmişlerdi. Lakin, bugün gurur ve vakar içinde görüyorum ki, önerilerim IMF dışında tüm ilgili kurumlar tarafından ciddiye alınmış ve dünyanın dört bir ucağında ve bucağında ...

Devamı...      

SADE’IN AHLÂK FELSEFESİ

_ Kubilay Akman

Bütün zamanların en sapkın yazarlarından olan Marquis De Sade, bir edebiyatçı olduğu kadar bir felsefecidir aynı zamanda. Onun, tekrarlamalar ve rakamsal obsesyonlarla dolu, uzun diyaloglarla (Platon da diyaloglarla yazıyordu) felsefi görüşlerin tartışıldığı metinleri aslında Aydınlanma Çağı’nın felsefe klasikleri arasında sayılabilir. Swinburne’e göre Sade’ın “lanetli sayfalarında titreyen nefes, kasırgalarla ortalığı allak bullak etmeye hazırdır. Biraz daha yaklaştığınız zaman çamurlara bulanmış bu kanlı leşte evrensel ruhun atardamarlarını bulursunuz: Oralarda tanrısal kan dolaşır...”

Devamı...      

TARİHSEL BİR BAKIŞ AÇISIYLA MASTÜRBASYON

_ Bora Ercan

Tüm insanlar arasında küçük yaşlardan itibaren en yaygın cinsel edim olan mastürbasyon aynı zamanda insanlık tarihinin günümüze kadar gelen başlıca tabularından da biridir. Bırakınız zararını birçok yararı olan bu edim bir zamanlar delilikten görme ve duyma sorunlarına, cilt rahatsızlıklarından saraya (epilepsi) kadar birçok rahatsızlığın temel nedeni olarak görülmekte ve dolayısıyla da lanetlenmekteydi.

Devamı...      

İZİNSİZ GÖSTERİ YAZ 2005

_ İzinsiz Gösteri

Sevgili İzinsiz Gösteri katılımcıları, 47. yaz sayımızla yayındayız. 2005 yılında, daha önce de söz ettiğimiz gibi yazarı ve okuruyla katılımcı sayımız oldukça arttı. Bir de bizim ilgimizi çeken katılımcıların çok değişik coğrafyalardan olması. Örneğin birkaç sayı önce Avustralya’dan olan ilgi Türkiye’den daha fazlaydı, geçen sayıda da ABD’den oldukça ilgi var. Bununla birlikte aralarında Yunanistan, Meksika, İran, Çin gibi ülkelerin de olduğu onlarca ülkeden okurlarımız var.

Devamı...